Ana Sayfa

Haber : » BELEDİYE MECLİSİNDEN “BARIŞ PINARI HAREKATI”NA DESTEK     » BAŞKAN ÇAYLI :HER YIL FESTİVAL YAPACAĞIZ     » MUHTEŞEM FESTİVAL     » SOSYAL MEDYA HESAPLARI AÇILDI     » OYUN PARKLARI ÇİMLE KAPLANDI     » AYGÜN’E ZİYARET VE PLAKET     » ÇOCUKLARIN BAŞKAN ÇAYLI SEVGİSİ     » KENDİNİ BİLMEZLER ÇOCUK PARKINA ZARAR VERDİ     » UZUNKUM IŞIKLARI KONUSUNDA TARİHİ ADIM     » FOTOĞRAF YARIŞMASI ŞARTNAMESİ VE FORMU     Ziyaretçi Defteri İletişim
 Piyasa ABD DOLARI: Alış: 5.8881 Satış: 5.8987 EURO: Alış: 6.4888 Satış: 6.5005

Bugün:     Günlerden: Salı    Saat:

yenice belediyesi, e-belediye, e belediye, zeki çaylı, yenice, doğa, turizm

Menü

 • Yenice
 • Yenice Belediyesi
 • Başkanımız
 • Personelimiz
 • Haberler
 • Yönetim
 • Önemli Telefonlar
 • Vefat Edenler
 • Hizmet Dolu 10 Yıl
 • Seyir Terası
 

Belediyeler

 • Karabük Belediyesi
 • Safranbolu Belediyesi
 • Eskipazar Belediyesi
 • Eflani Belediyesi
 • Ovacık Belediyesi
 • Yortan Belediyesi

Valilikler

 • Karabük Valiliği
 • Zonguldak Valiliği

Kaymakamlıklar

 • Safranbolu Kaym.lığı
 • Yenice Kaymakamlığı
 • Eskipazar Kaym.lığı
 • Eflani Kaymakamlığı
 • Ovacık Kaymakamlığı

İstatistikler

 Ziyaretçi: 10542117

Manilerimiz

 

  MANİLERİMİZ 

Milli Kültürü halk oluşturur.  Türk kültürü halk tarafından toplum dokusunu sağlamlaştırmak suretiyle ona dayanıklılık kazandırdığı muhakkaktır.

Son derece homojen ve yaygın olan Anadolu halk kültürünün bu özellikleri benzerlik ve birleştiricilik niteliğiyle dinamikliğini asırlardır sürdüre gelmiştir.

 

Türklerin Anadolu'daki tarihi gelişim çizgisi incelendiğinde; halkın gelenekli kimliğini, inanç ve değerler sistemini muhafaza etmiş olduğu görülür. Anadolu'yu Türkleştirme politikasının bir sonucu olarak; Yenice ve çevresinde Türk aşiret ve boylarının iskanı Selçuk çağında gerçekleşmiştir. Bu tarihi olgu ve takip eden yüzyıllarda Yenice'nin değişik kesimlerine yerleşen Türk aşiret ve boylarının içinde; idarî statü gereği bağlı olduğu çevre yörelerle birlikte milli hars devam etmiş, duygu, düşünce ve değerler sistemi zengin, fakat ihmal edilmiş bir halk edebiyatında kendini bulmuştur. Bu cümleden olarak, Yenice'de Anadolu halk kültürünün nesilden nesile, ağızdan ağıza günümüze kadar ulaşmış değişik örneklerine her sahada rastlamak mümkündür. 

 

Yörenin dil ve ağız niteliğini taşıyan maniler şunlardır:

Bostanlarda fasilye

Anam gitti gezmeye

Ben anamdan örendim

İnce boncuk çizmeye

 

Koyunum var karaman

Gaybolursa araman

Ben bir reçber kızıyım

Şehirliye yaraman

 

Dere boyu gidelim

Koyun kuzu güdelim

Sennen beni görmüşler

İnkar bayrım edelim

 

Ak koyun kuzusuna

Gün tutmuş postusuna

Ne desen de ağlasam

Arnımın yazısına

 

Tren gelir öterek

Kömürünü dökerek

Ben anamdan ayrıldım

Gözüm yaşım dökerek

 

Tut yedim duttu beni

Yarim unuttu beni

Yarı yola varmadan

Hıçkırık tudu beni

 

Ak tavuk aldın mı

Kümese koymadın mı

Kör olası gaynana

Sen gelin olmadın mı

 

 

Kapelesi ketenden

Yarim indi trenden

Boynuna sarılayım

Gülünü incelmeden

 

Kayalar yarılmasın

Yar bana darılmasın

Yar bana darılıp da

Ellere sarılması

 

Çaya inesim geldi

Şeker yiyesim geldi

Ala gözlü ablamı

Gene göresim geldi

 

Hey hızara hızara

Dalda elma gızara

Beni sana vermizler

Başka yerden giz ara

 

Gayadan öküz bakar

Öküzün arnı sakar

Delikanlı dururken

Sakallıya kim bakar

 

Mendil aldım onbeşe

Onu serdim güneşe

Gitti yarim gelmedi

Beni aldı telaşe

 

Dağdan kestim kereste

Kuş besledim kafeste

Yarin hasta dediler

Yetiştim son nefeste

 

Karşıda ala inek

Tüyleri benek benek

Hiç boğzumdan geçmiyor

Yarsız yidiyim yemek

 

Kuş kafese girmiyor

Buna aklım ermiyor

Hiç boşuna ah çekme

Annem beni vermiyor

 

Evleri sarı boya

Gel yarim doya doya

İç vereme tutuldum

Gamıma koya koya

 

Armut dalda bir iki

Saydım baktım on iki

On ikinin içinde

Gök yazmalı benimki

 

ince yazma düreyim

Aç koynunu gireyim

Uyan uyan sar beni

Yar olduğunu bileyim

 

Tavanlarda tencere

El vurmadım incire

Gavur babam duymasın

Çeker beni zencire

 

Çaya indim taş buldum

Yüzüğüme kaş buldum

Neredeydin la sürgün

Yanıma yoldaş buldum

 

 

Arabası kirenden

 Mendil sallar trenden

Abenim nazlı yarim

Nasıl ayrıldın benden

 

Kara tren ak tren

Askerleri say tren

Benim yarım kırkbeşti

Postasıyla say tren

 

İki çeşme yanyana

Su içsem kana kana

Bana ediresini ver

Mektup yazayım sana

 

Sergenlerde çekirdek

Bostanlarda bitecek

Ben isterim babamdan

Dört davul sekiz köçek

 

Evleri var üst başta

Kundum dalda taşta

Sen orada ben burda

Akıl kalmadı başta

 

Harmanı yuvarladım

Samanı çuvalladım

Gara gözlü ey abim

Allaha ısmarladım

 

Keteni bez edeyim

Hangi yol gözeteyim

Kara gözlü yarimi

Kimlere benzeteyim

 

Mendil serdim bir taşa

Neler geldi bu başa

Öptüm bir kız yanağı

Dedi bana çok yaşa

 

ip attım ucu kaldı

Ocakta saçı kaldı

Ben büyüttüm el aldı

Yürekte açı kaldı

 

Garşıdan gelen atlı

Ne gayratlı gayratli

Ben istedim vermedi

Niman malın gıymatlı

 

Kara kabak bağ atar

Altında yılan yatar

Ben bilmem mi a yarim

Goynunda neler yatar

 

Deniz coştu göl oldu

Yarim sana ne oldu

Benim sana yandığım

Memlekette şan oldu

 

Ev ötene ev yaptım

Çıktım üstüne baktım

Yarim gelecek diye

Çivte lambalar yaktım

 

Irmak gumsuz galır mı

Dibi susuz galır mı

Senin gibi güzelin

Goynu yarsız galır mı

 

Karşıdan ünlüyorlar

Badılcan belliyorlar

Bu köy nasıl köyümüş

Varmadan övüyorlar

 

Mısır ektim azmasın

Gelen geçen kazmasın

Yar üstüne yar seven

Gençliğine doymasın

 

Titretin ışıkları

Çalıver kaşıkları

Yürü tirenim yürü

Kavuştur aşıkları

 

Elinde demir orak

Mektup göndersem ırak

Cebinde tarağın

Bana yadikar bırak

 

Elma attım nar geldi

Dar sokaktan yar geldi

Eğil biyol Öpeyim

Al yanaktan kan geldi

 

Gökde yıldız niniynen

Köçek oynar ziliynen

Ayağına taş batmış

Siliyor mendiliylen

 

Dam kapısı açıldı

ince boncuk saçıldı

Yar kapıdan girince

Gözüm gönlüm açıldı

 

Dağda tavşan oynuyor

Yelesini yağlıyor

Ötmüş yarim dizime

Garip garip aylıyor

 

Irmak coştu kül oldu

Yarim sana ne oldu

Olan oldu a gülüm

Madenkeş sebep oldu

 

Tütün içtim lüleden

Benim yarim Günye'den

Biricik biricik baş olmaz

Hoş geldiniz cümleden

 

Damda kırat harlıyor

Kapılan parlıyor

Aşmış yengem geliyor

Beyaz mendil sallıyor

 

Kayalar yarılmasın

Yarbana darılmasın

Yarbana danlıp da

Ellere sarılmasın

 

At üstünde cenderme

Dut kolundan goyverme

 Giz ben seni atacın

Kimselere deyverme

 

Sarı kağıt yazarım

Sandık sandık basarım

Yarimi vermezlerse

Ben kendimi asarım

 

Kar yağıyor yağıyor

Abamı giyeceğim

İhtiyara varıp da

Goca mı diyeceğim

 

Şu giden kimin oğlu

Paltası da ak kolu

Dönüp bana bakmıyor

Saki vezirin oğlu

 

Bahçenizde gül var mı

Gül altından yol var mı

Gel gidelim sevgilim

Annenden izin var mı

 

Kayadan indirmişler

Tirene bindirmişler

Kara saçlı yarimi

Gurbete göndermişler

 

Ay gelir aydan beri

Çay gelir dağdan beri

Ben yarimi görmedim

Bir buçuk aydan beri

 

Bostanlarda aşlama

Aşlamayı taşlama

Ben askere giderken

Ağlamaya başlama

 

Su koydum su taşına

Masanın ortasına

Memelerin benziyor

Ferik yumurtasına

 

Denizin dibi derin

Üstüne halı serin

Sandık sepet istemem

Beni sevdiğime verin

 

 

 

Hit: 8564     Ekleme Tarihi: 28.6.2009 - 01:36:38     Düzenleme Tarihi: 28.6.2009 - 01:41:49

 

   Bu Site Host Tasarım Bilişim ve Teknoloji Hizmetleri Tarafından Hazırlanmıştır. ......

 

|   Ana Sayfa   |   Ziyaretçi Defteri   |   İletişim   |

Yenice Belediyesi Yenice Kaymakamlığı Host Tasarım